1. TARİHİ BAHÇELER

                Doğa güzeldir, binbir rengin uyum içinde bize sergilediği tablo tadında manzaralar , yeşilin huzur veren tonu , koşuşturan çocuklar, mutlu anne babalar , kuşlar çiçekler herkes için aynı şeyi ifade eder, tek kelimeyle; huzur .Kent içinde ve karmaşasında bunalan, tükenen insan psikolojisi üzerinde parkların ve yeşil alanların önemi ise tartışılmazdır.

                Ancak günümüzde  düzenlenmiş parklar kadar , tarihten bugüne ulaşmış , geçmişteki yaşam alışkanlıklarını ve izlerini günümüze aktaran tarihi bahçelerin  yeri biraz daha farklıdır . En az yapılar kadar değerli olan çevresindeki bahçeleri de korunmaya layık  tarihi değerlerdir. Yaşını başını almış yüzyıllık bitkileri, üzerinde gezinmekten aşınmış taşları  , yosunlaşmış kayaları , paslanmış demirleri , nakışlı desenleri, farklı üsluptaki donatıları ile tarihi bahçeler , bize hissettirdikleri ile tarif edilemez güzelliktedir.

Yıldız Korusu (Mayıs 2015,B.Zontur)

Yıldız Korusu  (Mayıs 2015,B.Zontur)

Bu bahçeler  içerisinde belkide  en güzel örnekler , genelde Boğaz ı gören yamaçlarda kurulu olan Tarihi Korulardır. Aslında zamanında Saraya ait bahçeler şeklinde , padişah ve yakınlarının dolaşıp ,gezinti yaptıkları mekanlar günümüzde İstanbul halkı için yeme ,içme dinlenme ve doyumsuz güzellikte manzaraların temaşa edildiği çok önemli mekanlardır. İnsanlar en önemli günlerini buralarda ölümsüzleştirir ,  kadrajında güzellikler alan en güzel fotoğraflar buralarda çekilir. Sessizliğin sakinliğin  tadı çıkarılır ,geçmişle günümüzün bağı buralarda kurulur. Tarihi Emirgan,Fethipaşa ,Hidiv ,Yıldız Korusu  gibi doğal güzelliklerin  yanısıra tarihi güzelliklerin de  sergilendiği bu alanlar  İstanbullular için son derece önemli mekanlardır.

Emirgan Korusu ,Meydan İstanbul.(2014)

Baktığınızda  aldığınız estetik keyif dışında ,  yaşanmışlık izleri ayrı bir etkilidir .İçerisinde  dolaşırken , zamanında bahçesinde gezinmiş   insanlarının sesini duyarsınız ,  çeşmesinden akan suyu sanki daha bir keyifle yudumlarsınız , bitkileri geçmişten günümüze gizlice  tanıklık ettikleri hikayeleri  anlatır , bankında oturup, bahçe köşkünde termosunuzdaki çayı yudumlamak daha bir eğlencelidir .Tarihi bahçeler olgun birer insan gibi sanki daha güzel ağırlarlar misafirlerini . Bütün güzelliklerini açarlar kapılarını çalan konuklarına. Aslında onlar günümüze kadar yaşamayı başarmış  İstanbul hanımefendisi yada beyefendisidir.Gezdiğiniz   heryerde tarihten bir sahne  görürsünüz , günümüze de ayak uydurmaya çalışan naif yapısından etkilenirsiniz. Hele de  bu güzelliklere,  içerisinde birçok imparatorluk izlerini barındıran İstanbul Şehri ve   eşsiz boğaz manzarası eşlik ederse ,paha biçilmez değerdedir.

Yıldız Korusu ,(Mayıs 2015 ,B.Zontur)

                Yıldız Korusu ,(Mayıs 2015 ,B.Zontur)

2.YILDIZ KORUSU:

        Bu korulardan en önemlilerinden biri de şüphesiz  Yıldız Korusudur. Yıldız Korusu , İstanbulun Beşiktaş İlçesinde ,yaklaşık 500.000 m2 bahçe içerisinde  konumlandırılmış ,  çeşitli dönem ve usluplarda yapılmış  saraylar, köşkler, yönetim  , koruma yapıları ,Seralar  ile parklar bütünüdür.

Hava Fotoğrafında Yıldız Sarayı  (Aralık, 2014)

Bizans döneminde Daphne olarak adlandırılan Yıldız Yamaçları , Kanuni Sultan Döneminden başlayarak Padişahların mesire ve avlanma yeri olarak kullanılmıştır. İstanbulun Osmanlı Topraklarına katılmasından sonra  Kazancıoğlu Bahçesi olarak adlandırılan bu topraklar , Sultan I. Ahmet zamanında (1603-1617) padişah topraklarına katılmıştır. Buradaki ilk yapının da  I.Ahmet zamanında yapıldığı bilinmektedir.  Ancak bu yapılardan hiçbiri günümüze kadar  varlığını sürdürememiştir. Padişah III.Selimin  (1879-1807) Annesi Mihrişah Validesultan için yaptırdığı Yıldız Kasrından sonra ise bu topraklar, Yıldız Sarayı olarak anılmaya başlanmıştır. Yine burada tarihi bilinen en eski yapı da bu dönemde yapılan ve hala Has Bahçe içerisinde varlığını sürdüren  III. Selim Çeşmesidir.

III.Selim Çeşmesi 1799  (Aralık 2014,B.Zontur )

Kıblegah taşı 1875   (Aralık 2014,B.Zontur )

Yıldız Sarayının tarih içerisindeki gelişimi ve değişimi  Sultan Abdulaziz  (1861-1876) döneminde başlar. Sultan Abdulaziz bu dönemde yapıları yenilemekle kalmamış  , yeni köşk ve kasırlar da yaptırmıştır. Ayrıca Beşiktaş – Ortaköy caddesi üzerinde bugün de varlığı görülen kemerli köprüyü yaptırarak Yıldız Bahçelerini Çırağan Sarayına dolayısıyla Boğaziçi kıyılarına bağlamıştır.

Yıldız Sarayı ve Korusunun asıl gelişim ve değişimi Sultan II. Abdulahamitten (1876-1909)sonra yaşanmıştır . Sarayın bu yıllarda edindiği yerleşme ve çevre düzenine ,bahçelerine ve yapıların mimarisine ilişkin karakteristik çizgiler , günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Yıldız Bahçelerinden (N.Atasoy arşivinden)

Cumhuriyetin ilanından  sonra Yıldız Sarayına ait alanlar üçe bölünmüştür. Tepedeki yapılar Harp Akademisine (1946-1974) ayrılmış, daha sonra Kültür Bakanlığına devredilmiştir.1994 yılında ise müze şeklinde halkın kullanımına açılmıştır. Şale Köşkü, Millet Meclisi Başkanlığına verilmiştir. Denize doğru olan yamaçlar, 1950 yılında içindeki Çadır ve Malta Köşkleriyle birlikte İstanbul Belediyesine bırakılmıştır. Yıldız Sarayı ve Bahçelerinin günümüze en doğru şekilde aktarılmasına yönelik çalışma  1977   tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmiştir.

Belediyeye verildikten sonra yeterince bakılamayan Koru kısmı ise  1977 yılında TURİNG  tarafından ele alınarak  Malta ve Çadır Köşkleri  çevreleriyle birlikte restore edilerek halkın kullanımına açılmıştır. Şu an ise Belediyenin bir kuruluşu olan Beltur tarafından restoran ve cafe olarak işletilmektedir.

2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti Hedef Çalışmaları arasında yer alan  Yıldız Sarayı ve Bahçeleri T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından  2007 yılında restorasyon projeleri hazırlanarak yenileme çalışmalarını başlatmıştır.

Yıldız Korusu, İstanbul III  Nolu Kültür ve tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 9.2.1995 tarih ve 7296 sayılı kararı ile “Yıldız Sarayı Tarihi ve Doğal Sit Alanı” içinde yer almaktadır.

  1. Yıldız Bahçeleri Genel  Mimari Özellikleri:

Saray ve Bahçesi (Yıldız Korusu ve Hasbahçe ) dönemi ve bulunduğu konumu itibariyle ; Türk Bahçe anlayışının da izlerini taşıyan ,doğa ile uyumlu İngiliz Naturalistik Bahçe düzeni şeklinde ele alınmıştır. Genel olarak Köşklerin çevresinde formal olan düzenleme , arazinin eğimli olduğu kısımlarda doğayı taklit eden pitoresk  düzenlemelere yerini bırakmıştır. Eğime uygun tasarlanmış kesintisiz su öğesi ,  içerisinde doğal adacıklar ve  bu adacıklara bağlanan köprüler , dal şekli verilmiş beton korkulukları ve bahçe köşkleri Yıldız Saray Bahçelerinin kendine özgü , karakteristik çizgilerini oluşturmaktadır.

İlk olarak 1850 yılında başlayan peyzaj düzenlemeleri daha çok bitki düzenlemeleri şeklinde olmuş, bahçe bugünkü esas  şeklini sultan II.Abdulhamit  zamanında almıştır. Özellikle yabancı mimarların çalıştığı bahçe tasarımında , Osmanlı Bahçıvanları da görev almıştır.

b.Yıldız Parkı bölümleri

Yıldız parkı İç Bahçe Ve Dış Bahçe olarak ikiye ayrılmaktadır.

İç Bahçede  ;  yönetim ve idari yapıların olduğu Birun (Resmi) Bölüm , Padişah ve ailesine ait , Hamit Göletinin de olduğu  Enderun (Özel )Bölüm yeralmaktadır.

(Birun )  Birinci avluda ; resmi daire ve hizmet yapıları bulunmaktadır. Bu yapılar Büyük Mabeyn ,Çit Kasrı ,Yaveren Dairesi ve Silahhane Köşküdür.

(Enderun ) Has Bahçe ; Saltanat Kapısıyla geçilen ve içten ikinci bir duvarla çevrili olan ikinci avluda harem ve sultana ait daireler yer alır. Sultan ve ailesine ayrılan bu bölüm Özel bölüm olarak adlandırılır. Bu avluda Küçük Mabeyn , bugün mevcut olmayan hususi daire, Saray mensuplarının oturduğu köşklerle ,yıldız tiyatrosu bulunuyordu.Şu an restorasyonu yapılan bu kısmı müze şeklinde halkın kullanımına açılmıştır.

Yıldız Saray Bahçeleri içinde havuz.(N.Atasoy arşivinden)

Dış Bahçe ise bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait Yıldız Korusu olarakta bilinen kısımdır.Halkın esas olarak istifade ettiği alanlar buralardır.

Yıldız Sarayının Dış Bahçe ya da üçüncü avlu olarak bilinen bölümde, bugün sarayın en iyi korunmuş binası  Şale Merasim köşküyle , Malta ve  Çadır Köşkleri  ,Seralar, Yıldız Çini Fabrikası gibi yapılar yeralmaktadır.

Yıldız Korusu genel olarak Türk Osmanlı Bahçe Mimarisinin son eserlerinden biridir. Her ne kadar tasarımında değişik akımların etkisi gözlense de Osmanlı İmparatorluğun son dönemini yansıtan Bahçe anlayışıyla yaşatılması gerek çevre yapıları ve bitki dokusuyla önem arz etmektedir.

Sonuç olarak , bütün bu konular dışında değinmeden geçemeyeceğim bir konuda Peyzaj Restorasyonu konusudur. Üzerinde çalıştığım ve uzmanlığını yaptığım bu konu bana göre son dönemin en önemli konulardan birtanesidir.  Tarihi çevre diye adlandırdığımız ,yapılar  ve çevreleri diye tanımladığımız meydanlar , korular, yaya yolları, çeşmeler ve kentsel donatı elemanları kentlerin ayrılmaz parçalarıdır. Tarihî yapılar arasındaki açık ve yeşil alanlar; kentlerin doluluk ve boşluk oranının sağlanması, kişilerin rekreasyonel etkinlikler de bulunması, yeşil dokusuyla mikroklima etkisi, kent siluetine katkısı, yapılar için fon oluşturması gibi birçok fonksiyona sahiptir. Bu tür mekânlar korunmalı, yeni düzenlemeler tarihî doku ile yarışmayacak, estetik ve fonksiyonel yönden uyum sağlayacak nitelikte olmalıdır. Yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda tek yapı ölçeğinde, tarihî yapıların çoğunlukla cephe restorasyonlarının yapıldığı, yapının bahçesi ile bir bütün olarak ele alınmadığı bir gerçektir. Ülkemizde Yapı ölçeğinden başlayan, tarihî doku ve kent bütününe kadar geniş bir alanı kapsayan koruma çalışmalarında hedeflenen koruma kısmen gerçekleştirilebilmektedir.         Özellikle ülkemizde , Tarihi çevrenin bir parçası olan Kültürel Peyzaj içinde tanımlanan Bahçelerin  Peyzaj Koruma ve Restorasyon çalışmalarına gereken önem verilmelidir..Ülkemizde yapılan Koruma, tarihî yapının, bahçesi/çevresi ile birlikte başlamalı, sokak, mahalle, kent ve bölge ölçeğine kadar devam etmelidir.

KAYNAK :

-Madran.E ve Özgönül .N.2005.Kültürel ve Doğal Değerlerin Korunması, Mimarlar Odası Yayını , İstanbul

-Gürenli.E.1982.Röleve ve Restorasyon Dergisi,Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayını,s.s.35-39 Ankara

-Evyapan.G.1988.O.D.T.Ü Mimarlık Fakultesi Dergisi,s.s.189-193,Ankara

-Dinçer.İ. Kentleri Dönüştürürken Korumayı ve Yenilemeyi Birlikte Düşünmek: “Tarihi

Kentsel Peyzaj”Kavramının Sunduğu Olanaklar

-Çelik .Deniz. ve Yazgan . Murat E.2007. “Kentsel peyzaj tasarımı kapsamında tarihi çevre korumaya yönelik yasa ve yönetmeliklerin irdelenmesi.” Bartın Orman Fakültesi Dergisi 9.11

-Ahunbay.Z.2011.Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon ,İstanbul

– Icomos Türkiye  Mimari Mirası Koruma Bildirgesi “2013”

-Çöteli.Methiye G. Kültürel peyzajın korunması ve sürdürülebilir Kentsel gelişmenin yaratılması yönünde bir Politika önerisi

– http://www.mimdap.org/?p=253

Yıldız Grove is the one of the last monuments of Turkic-Ottoman garden architecture.

Although the impact of the various movements can be observed in design, it’s necessary to keep alive the grove as last period of the Ottoman Empire Garden approach. Yıldız Grove is very important place within environmental buildings and plantations.

Birşen ZONTUR

Peyzaj Mimarı