BÖLÜM 1

İstanbulun gerek doğal gerekse tarihi bakımından en değerli yerlerinden biri olan Yıldız Korusunun geçmişi çok eskilere kadar dayanmaktadır. İlk Bizans kaynaklarında Daphne olarak adı geçen yeşillikler bugünkü Yıldız Korusunun bulunduğu Beşiktaş sırtlarıdır. II. Sultan Abdulaziz zamanında Mabeyn adını alan koru, II. Abdülhamid döneminde yabancı bahçe mimarlarına, batı anlayışı içinde yeniden düzenlettirilmiştir.

Osmanlı döneminde kasırlar köşkler yapılarak, 500.000 m2 üzerine yayılan, her yıl binlerce çiçek soğanı dikilen ve farklı tohumlar ekilen efsanevi Yıldız bahçeleriyle koru, uzun yıllar mevcut doğal yapısını korumuştur. Gölleri, havuzları, su kanalları, tür tür çiçekleri, asırlık ağaçları ve boğazı gören konumuyla son derece değerli olan Yıldız korusunun bu tarihi yapısı son yıllarda bozulmaya başlamış, tarihten günümüze kalan izler bir bir yok olmaya yüz tutmuştur.

( Geniş bilgi için bakınız: Baytop, 1985; Yurt Ansiklopedisi, 1982).

Tam bu noktada Yıldız korusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Mayıs ayında başlattığı projeyle, ilk etap olarak tarihi ineklik kısmı ele alınmıştır. Yapılan çalışma ile Yıldız Korusu sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 50.000 m2lik alan, Prof. Dr. Nurhan Atasoy hocamızın rehberliğinde, tarihi kaynaklara ve arşiv belgelerine dayandırılarak aslına uygun olarak günümüz ihtiyaçları da düşünülerek yeniden projelendirilmiştir. Böylece daha önce hiç kullanılmayan, son derece kötü durumda olan  bu kısmın halkın hizmetine açılması hedeflenmiştir.

TARİHİ GÖLET-BİYOLOJİK GÖLET

Yapılan çalışmalarda ilk olarak toprak ve bitki kalıntıları ile tamamen kapanmış olan, alanı bir baştan bir başa dolaşan kaskatlı-grotto havuz temizlenerek içerisinden su akıtılması sağlanmıştır.  Bu havuz; en alt kotta ise,  gene temizlendikten sonra ortaya çıkan şu an Biyolojik Gölete  dönüştürülen kısma bağlanarak sonuçlandırılmıştır. Bu havuzun etrafındaki duvarlar ise seyir amaçlı doğal amfilere dönüştürülmüştür.

KARAKTERİSTİK KORKULUKLAR

Yıldız Korusunun tümünde mevcut olan  ağaç dalı şeklindeki karakteristik korkuluklar sağlam kalanlar örnek alınarak yenilenmiştir. Korkuluklar, demir profil üzerine özel bir sıva ile kaplanarak, ağaç kabuğu dokusunda el ile işlenerek aslına uygun son şekli verilmiştir.

YOLLAR -YAĞMUR KANALLARI

Yenileme çalışmalarında ana yol ve akslara dokunulmamış, parke taşlı yolların onarımında sökülen eski taşlar, zeminin sağlamlaştırılıp düzeltilmesinden sonra yeniden yolun yapımında kullanılmıştır. Yolların kenarına yağmur suları için küçük kanallar açılmış ve doğal dere çakılından su kanalları oluşturulmuştur. Bu su kanalları ise arşiv belgelerindeki bilgiler ışığında, eskisine sadık kalınarak yeniden oluşturulmuştur. Merdivenli kısımlar ise alanın doğal yapısı düşünülerek ahşap traverslerden oluşturulmuştur.

AYDINLATMALAR

Yol kenarlarında gerekli altyapı çalışmaları yapıldıktan sonra gaz feneri şeklinde aydınlatmalar ile tüm alan bir baştan bir başa aydınlatılarak, gece kullanımı sağlanmıştır.

MEZARLIK

Mezarlık alanı Yıldız parkı içerisinde zamanla alanın bir parçası haline gelmiştir. Mezar taşları projeye başlamadan önce son derece kötü bir durumdaydı. Gün geçtikçe içindeki taşlar karışmış, kırılmış ve bazı parçaları yok olmuş halde bulunan mezarlıkta kazı yapılmamış, yalnızca mevcut taşlar ve çevreye dağılmış olanlar bir araya getirilerek etrafı duvarla çevrilerek korunmaya alınmıştır.

RUSTIK KAFE

Alanın en alt kotunda hakim manzara yönünde yer alan duvar kısmı Rustik kafe ve terası şeklinde değerlendirilerek halkın kullanımına açılacaktır. Ayrıca ihtiyaç gereği wc ve bebek bakım odası eklenmiştir.

BAHÇE KÖŞKÜ

Alanda, Osmanlı döneminde batı etkisiyle oluşturulmuş tarihi bahçe köşkü (Gazebo) aslına uygun olarak onarılmış, sayısı artırılarak alan içerisinde uygun yerlerde kullanılmıştır. Tarihi kaynaklarda Sultan  2. Abdulahamitin Fransız mimarlara özel olarak yaptırdığı bilinen bu bahçe köşklerinin doğa ile uyumu dikkat çekicidir

MÜZE

Alandaki üzeri kapalı mevcut yapı, Proje alanı ve geçirdiği evrelerin fotoğraflarla belgelendiği, ilk hal ve son durum fotoğrafların yer aldığı, alanda yapılan çalışmalarda ortaya çıkan kalıntıların sergilendiği müzeye dönüştürülmüştür.

KAPILAR-GİRİŞLER

Proje sınırları içerisinde iki adet kapı mevcuttur. Proje alanına ilk girişteki üst kapının uzun süredir kullanımda olmasına karşın, harap durumdaki kullanılmayan, caddeyle ilişkisi kesilmiş diğer alt kapının kullanılmaması sonucunda yitirilen süslemeleri, kabartmalı mermer levhaları Çırağan Sarayı kapıları örnek alınarak yenilenmiş, yarısı çürümüş kapı kanatları da sağlam parçaların devamı olarak onarılıp eski durumuna uygun hale getirilecektir. Projeden sonra bu kapının kullanıma açılması düşünülmektedir.

BİTKİLENDİRME

Mevcut bitki dokusu olarak, Parka dikilen bitkiler ve çiçekler de arşiv belgelerindeki bilgiler dikkate alınarak, yeniden tasarlanmıştır.

MEYDAN

Alt giriş kapısının aktif hale getirilmesinden sonra kapı aksının devamı ve manzaraya hakim nokta olarak seçilen kısım meydan olarak düşünülmüştür. Bu düzenleme projeye eklenen yeni bir tasarımdır. Yapılan meydan düzenlemeyle; geleneksel motifler çağdaş elemanlarla desteklenerek günümüz insanlarının isteklerine cevap verecek şekilde yeniden tasarlanmıştır. Bu bağlamda tarihi kaynaklarda daha önce Yıldızda olduğu tespit edilen Kuğulu fıskiyeli havuz biraz daha küçültülmüş şekliyle meydanda yeniden kullanılmıştır. Zeminde Türk motifinden podima desen oluşturularak, granit taşla desteklenmiştir. Meydan etrafında oluşturulan oturmalar ve çim anfi ile boğaz manzarasının izlenebileceği yeni mekanlar tasarlanmıştır.

Tüm bu çalışmalara ek olarak, tarihi dokuyu aslına uygun yenilenmesi sırasında günümüzdeki ihtiyaçlar da göz ardı edilmemiştir. Dişli kum yürüyüş-koşu yolları, çocuk oyun alanları, uygun yerlerde tasarlanan seyir terasları ile birlikte proje alanından maximum düzeyde fayda sağlanması hedeflenmiştir. 

Sonuç olarak,

Alanımızda tarihi peyzaj dokusunun canlandırılması sayesinde, ziyaretçilerin tarihe yolculukları; parka  ilk adımlarıyla birlikte  baslar, devamında her türlü rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılandığı boğazın muhteşem görüntüsünün keyfini sürecekleri mekânlara dönüşerek  son bulur.

Yıllarca atıl durumda kalmış, harap durumda olan  Yıldız Korusunun bu kısmı, projeden sonra Mart ayında açılışı yapılarak İstanbulluların hizmetine sunulacaktır.

Tüm bu çalışmalar boyunca bizimle aynı heyecanı paylaşan, verdiği bilgilerle parkın projelendirilip hayata geçirilmesinde  büyük katkıları olan , gülen sevimli  yüzünü bizden eksik etmeyen Prof. Dr. Nurhan Atasoy Hocamıza  sonsuz teşekkürler…